30
Ara

Gayrimenkul sektöründe oyunun kuralları yeniden yazılıyor!

Koronavirüsten sonra olumlu bir rüzgar esiyor

PwC Partner’dan Ersun Bayraktaroğlu’nun moderatörlüğünde yapılan “Yeni Gelecek Nasıl Gelecek?” oturumunda konuşmacılar Tabanlıoğlu Mimarlık Kurucu Ortak Melkan Gürsel, Rota Portföy Yönetimi Genel Müdür Tevfik Eraslan, Aremas Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan Denge Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Baki Budakoğlu önemli açıklamalar yaptı.

Önemli açıklamalar yapan Ersun Bayraktaroğlu, “yeni gelecek, nasıl gelecek?” sorusunun bir ankette 900 kişiye sorulduğunu ve tüm dünyayı etkisis altına alan koronavirüsten sonra daha olumlu bir rüzgarın estiğini dile getirdi. Son dönemlerde inşaat maliyetlerinde yaşanan artış ve enflasyonun ise en çok verilen yanıtlar olduğunu söyledi.

Ayrıca açıklamasında, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sonrası değişen alışkanlıkların çevresel duyarlılığı da arttırdığını ve bunun gayrimenkul yatırımlarına yansıması olacağını kaydederek,  ESG (Environmental, Social and Governance) uygulamasına değindi.

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim temelli yatırımları konu alan ESG uygulamaları ile ilgili de konuşan Vedat Aslan şunları söyledi: “Devletin yapması gereken belli uygulamalar vardır. Sonuçta maddi ve manevi ortak faydaya geliyoruz. Daha temiz, daha konforlu, çevreye duyarlı bir ortamda olmak ve yeni nesillere aktarmak manevi faydadır. ABD yapmış uyguluyor, belli kurallara bağlamış. Türkiye’deki en büyük sorun ise denetleme ve yaptırımdır”

Konutlarda öncelikler değişti

Gayrimenkul sektöründeki değişime de değinen Tabanlıoğlu Mimarlık Kurucu Ortağı Melkan Gürsel şöyle konuştu: “İlk zamanlarda kısıtlamalar yüzünden e-ticarete mecburi olarak yönelmiştik. Sonrasında alışveriş sosyalleşme ihtiyacıyla birlikte şekil değiştirdi. Sıradan günün koşturmacasında halletmemiz gereken işler için değil, gerçekten zaman ayırmak istediğimiz şeyler için dışarı çıkmaya başladık.

Online yaşamla evlerimizden işimize, dünyanın birçok farklı bölgesine ulaşıyor olduk. Bu da evlerin daha farklı fonksiyonlara sahip olmasına ihtiyaç gösterdi.  Evlerde herkesin kendi alanı olması gerekti. Şehirlerde daha çok meydan, daha çok yeşil alan olmasının önemi iyice arttı. Multi disipliner bir sistem yükseldi. Yapıları, şehirleri sorgulamak zorundayız. Pandemi ile birlikte daha ılıman, şehir dışı bölgelere doğru hareket arttı. Ancak bu bölgelere olan talep daha büyük hassasiyeti de beraberinde getirdi. Bu yerlere göç ederken, göç ettiğimiz yerleri de geride bıraktığımıza benzetmemeliyiz. Gittiğimiz yerin yerel özelliklerini korumalıyız. Yereli korumazsak, her yeri birbirine benzetiriz ve dünya çok sıkıcı bir hale bürünür.”